Kısa cevap
Karar, parçanın ne kadar bozulduğuna değil dört şeye birden bakarak verilir: parça ölçüye geri getirilebiliyor mu, bozulma komşu parçaya geçmiş mi, tamirin yaratacağı duruş değişimden uzun mu, ve aynı arıza tekrar edecek mi. Bu dördü aynı yöne bakıyorsa karar kolaydır; ayrışıyorsa belirleyici olan ölçüdür. Ölçüye getirilemeyen parça tamir edilmez, çünkü ölçü dışı bir parça çalışırken kendini değil komşusunu bozar ve fatura ikinci turda çıkar.
Dört soru
- 1
Parça ölçüye getirilebilir mi?
Yüzey hasarı gövdeyi geçmemişse taşlama ve kaplama ölçüyü geri verebilir. Çatlak varsa, ölçü alt sınırın altına inmişse ya da sertleştirilmiş tabaka tamamen kalkmışsa parça ölçüye gelmez; orada tamir tartışması biter.
- 2
Bozulma komşusuna geçmiş mi?
Aşınmış bir burç pistonu, aşınmış bir uç yuvası kamayı, çizilmiş bir silindir keçeyi etkiler. Tek parçayı yenileyip komşusunu yerinde bırakmak, yenileneni de aynı yoldan bozar. Sökülmüşken komşu parçanın ölçüsü de alınır.
- 3
Tamirin duruşu ne kadar?
Tamir genelde parçadan ucuz, duruştan pahalıdır: parça atölyeye gider, sıra bekler, döner. Stokta duran yeni parça ile karşılaştırmayı fiyatla değil, makinenin kaç gün duracağıyla yapın.
- 4
Aynı arıza tekrar eder mi?
Parçayı bozan sebep ortadan kalkmadıysa, tamir yalnızca takvimi öteler. Yağlama eksikliği, yanlış açı ya da kirli yağ devam ediyorsa sebep giderilmeden yapılan tamir ikinci kez ödenir.
Genelde değişen parçalar
- Sızdırmazlık elemanları: tamir edilmez, takım hâlinde değişir. Tek keçe değiştirip diğerini bırakmak yeni bir sökümü davet eder.
- Kama, pim, susta ve kilit pulu: ucuz, kritik ve hızlı biten parçalar. Aşınmışı kaynakla büyütmek değil değiştirmek doğrudur.
- Burçlar: ölçüsü limite gelen burç değişir. Burç, pistonu ve ucu hizada tutan parçadır; ölçü tolere edilmez.
- Diyafram: yaşlanma ve yorulma parçasıdır, tamiri yoktur.
Tamirin mantıklı olduğu yerler
Piston yüzeyi bunun en tipik örneği: gövde sağlamken yalnızca yüzey çizilmişse taşlama ve yeniden kaplama parçayı ölçüye döndürür. Aynı şey silindir iç yüzeyi için de geçerlidir, ama orada ölçü alt sınıra daha çabuk yaklaşır.
Gövde ve braket tarafında kaynak bazen doğru cevaptır: taşıyıcıya bağlanan braketin aşınan yüzeyi dolgu kaynağıyla geri kazanılabilir. Burada kritik olan, kaynağın ısıl etkisinin çalışan bir yüzeye ya da sertleştirilmiş bir bölgeye girmemesidir.
Uç bu listeye girmez. Uç sapına ya da ucun kendisine yapılan kaynak, sertleştirilmiş yapıyı bozar ve parçayı kırılgan hâle getirir. Aşınan uç değişir.
Ölçü almadan karar verilmez
Sahada en sık yapılan hata, kararı gözle vermek: "biraz aşınmış, daha gider". Aşınma limitleri model bazlıdır ve kılavuzda yazar; kumpasla alınan bir ölçü ile kılavuz tablosu yan yana konmadan ne tamir ne değişim kararı verilebilir. Limit değerlerini kılavuzunuzdan okuyun ya da HKM'ye modelinizi söyleyerek sorun.
Yapılmalı, yapılmamalı
Yapılmalı
- Sökülmüşken komşu parçaların da ölçüsünü alın; ikinci söküm en pahalı sökümdür.
- Tamir kararını duruş süresiyle birlikte hesaplayın, yalnızca parça fiyatıyla değil.
- Tamire göndermeden önce parçayı bozan sebebi bulun ve giderin.
- Sızdırmazlık elemanlarını takım hâlinde değiştirin.
- Ölçüleri kaydedin; bir sonraki bakımda aşınma hızını ancak kayıtla görürsünüz.
Yapılmamalı
- Uç ve uç sapına kaynak yapmayın; sertleştirilmiş yapı bozulur.
- Ölçü alt sınırının altına inmiş bir parçayı "biraz boşluk olsun" diye kullanmayın.
- Çatlaklı bir parçayı kaynatıp devam ettirmeyin; çatlak kaynak altından ilerler.
- Aynı parçayı üst üste iki kez tamir ettirmeyin; ikinci arıza sebebin sürdüğünü söylüyordur.
- Kararı gözle vermeyin; kumpas ve kılavuz tablosu olmadan tahmin yürütmeyin.
Kararı kolaylaştıran iki alışkanlık
Birincisi kayıt. Hangi parçanın kaç saatte bittiği yazılmıyorsa her arıza sürpriz olarak gelir ve karar baskı altında verilir. Aynı parça iki kez aynı saat civarında bittiyse bu artık bir arıza değil, planlanabilir bir bakım kalemidir.
İkincisi stok. Kritik parçası rafta duran bir işletme rahat karar verir: tamir mantıklıysa tamir eder, değilse takar ve çalışır. Stoğu olmayan işletme her seferinde "eldeki ile idare etme" yönüne itilir. Hangi parçanın stokta durması gerektiğini kritik stok yazısında ele aldık.
